2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı Hazırlandı

0
137

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kalkınma planı olan 2019-2023
dönemini kapsayan On Birinci Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın onayının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu
Plan, katılımcı bir anlayışla ve uzun bir çalışma sonucu hazırlanırken, tüm
bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu meslek teşekkülleri ile sivil toplum
örgütleri hazırlıklara katıldı. Ayrıca internet üzerinden gerçekleştirilen “vatandaş
anketi” yoluyla 19 bin kişiyi aşkın katılımcıdan planın önceliklerine dair fikir ve
öneriler alındı.

Planın, Türkiye’nin kalkınma vizyonunu ortaya koyarak, milletin temel değerlerini
ve beklentilerini karşılamak, ülkenin uluslararası konumunu yükseltmek ve halkın
refahını artırmak için temel yol haritası olması öngörülürken, vizyonu “Daha fazla
değer üreten, daha adil paylaşan, daha güçlü ve müreffeh Türkiye” olarak
belirlendi.

Planın merkezinde, her alanda yatay ve dikey olarak rekabetçiliğin ve verimliliğin
artırılması yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kalkınma planı olan ve 15 yıllık bir perspektifle hazırlanan On Birinci Kalkınma Planı, her alanda topyekün bir değişim
ve dönüşüm öngörüyor.

On Birinci Kalkınma Planı ile Türkiye’nin yüksek gelir grubu ülkeler ile en yüksek
insani gelişmişlik seviyesindeki ülkeler arasına girmesi amaçlanıyor.
Bu amaçla 2023 yılında GSYH’nın 1 trilyon 80 milyar dolara, kişi başına gelirin 12
bin 484 dolara yükseltilmesi, ihracatın 226,6 milyar dolara çıkarılması
hedefleniyor. İşsizlik oranının yüzde 9,9’a düşürülmesinin hedeflendiği planda,
enflasyon oranlarının da kalıcı bir biçimde düşük ve tek haneli rakamlara
indirilmesi hedefi yer alıyor.

Plan dönemi boyunca kamu mali disiplinin korunması ve maliye politikalarının,
enflasyon oluşturmayacak şekilde ekonominin kaliteli büyüme patikasına girmesini
desteklemesi öngörülüyor.

Uygulamaya konulacak politika ve tedbirlerle ihracatın 226,6 milyar dolara,
ithalatın ise 293,5 milyar dolara ulaşması ve turizmde hedeflenen gelir artışıyla cari
işlemler açığının milli gelire oranının dönem sonunda yüzde 0,9 olarak
gerçekleşmesi hedefleniyor.

Plana göre, para politikasında fiyat istikrarını ve finansal istikrarı esas alan politika
çerçevesine devam edilecek, güçlendirilmiş politika koordinasyonu altında
enflasyon yüzde 5 hedefine kademeli şekilde inecek.

Plan dönemi sonunda GSYH’ya oranla kamu kesimi borçlanma gereğinin yüzde 1,7,
genel devlet açığının yüzde 1,8, merkezi yönetim bütçe açığının ise yüzde 2 olarak
gerçekleşmesi hedefleniyor.

Uluslararası doğrudan yatırımların özellikle sanayi sektörüne çekilmesi ve komple
yeni yatırımların payının artırılmasının sağlanacağı plana göre, maliye politikası
çerçevesi mali disiplini esas alan, nitelikli büyümeye destek veren, kaynakları
itibarıyla sürdürülebilirliğe, kullanım yerleri itibarıyla ise etkinliğe ve verimliliğe
dayalı bir kaynak harcama yaklaşımıyla yürütülecek.

İstihdama ilişkin de hedeflerin yer aldığı plana göre, söz konusu dönemde 4,3
milyon ilave istihdam yaratılacak.

Plan 3 taşıyıcı sütuna oturuyor
Planda hukukun üstünlüğü, güçlü demokrasi ve sürekli geliştirilen temel hak ve
hürriyetler, kalkınma çabasının taşıyıcı sütunları olarak benimseniyor.
Ekonomide istikrar ve sürdürülebilirlik, beşeri, sosyal ve mekansal gelişme
alanlarında refahın artışı ve adil paylaşımı ile süreklilik arz eden bir gelişmişlik
yönelimi, planda öncelikli amaçlar olarak ortaya konuluyor.
Kalkınmanın hızlandırılmasında önemli rol oynayacak güçlü bir eğitim hamlesi ile
milli teknoloji hamlesinin öngörüldüğü On Birinci Kalkınma Planı, her alanda
rekabetçiliği ve verimlilik artışını sağlamaya odaklanıyor.

Plan 5 temel eksenden oluşuyor
Plan, “rekabetçi üretim ve verimlilik”, “istikrarlı ve güçlü ekonomi”, “nitelikli insan
ve güçlü toplum”, “yaşanabilir şehirler ve sürdürülebilir çevre” ile “hukuk devleti,
demokratikleşme ve iyi yönetişim” eksenlerinden oluşuyor.
Planda yerli üretimin artırılması ve sanayileşmenin hızlandırılması öngörülürken,
sanayi sektörü odak sektör olarak belirlendi. İmalat sanayi ve içinde yer alan
kimya, ilaç-tıbbi cihaz, makine-elektrikli teçhizat, otomotiv, elektronik ve raylı
sistem araçları da öncelikli sektörler olarak yer aldı.
Tarım, turizm ve savunma sanayisi de öncelikli gelişme alanları olarak belirlendi.

5 temel eksen neler içeriyor?
Planda “istikrarlı ve güçlü ekonomi” ekseni altında ekonomide; para, maliye,
gelirler ve dış ticaret politikaları ile bu politikaları güçlendirecek makroekonomik
hedeflere ilişkin temel çerçeve ve prensiplere yer veriliyor.
“Rekabetçilik üretim ve verimlilik” ekseni altında, ekonomide rekabetçilik ve
verimlilik artışı sağlanarak hedeflenen yapısal dönüşüm ve refah artışına destek
sağlayacak politikaların kapsandığı planda, “nitelikli insan ve güçlü toplum”
ekseninde ise beşeri sermayenin güçlendirilmesi, kapsayıcı büyüme yaklaşımının
belirgin bir biçimde hayata geçirilmesi ve refahın toplumun tüm kesimlerine
yaygınlaştırılması amacıyla uygulanacak politikalar ele alınıyor.
“Yaşanabilir şehirler ve sürdürülebilir çevre” ekseni altında da ekonomik ve sosyal
faydanın artırılmasına paralel olarak çevrenin korunması, şehirlerde ve kırsal
alanlarda yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ile bölgeler arası gelişmişlik farklarının
azaltılmasına yönelik hedef ve politikalara yer veriliyor.
“Hukuk devleti, demokratikleşme ve iyi yönetişim” ekseni altında ise hukuk devleti
ve demokratikleşme ilkelerinin, devleti oluşturan tüm kurum ve kuruluşlarda güçlü
bir şekilde egemen kılındığı, kamu yönetiminde katılımcılık, şeffaflık ve hesap
verebilirliğin her düzeyde hayat bulduğu iyi yönetişim anlayışının pekiştiği hedef ve
politikalar ele alınıyor.

İhracata dayalı istikrarlı büyüme modeli
TBMM’ye sunulan 2019-2023 dönemini kapsayan On Birinci Kalkınma Planı’na
göre, planın hedefleri verimliliği odağına alan, sanayi sektörünün başat rol
üstlendiği, ihracata dayalı istikrarlı bir büyüme modeli çerçevesinde belirlendi.
Siyasal istikrar, makroekonomik istikrar, hukuk devleti ve demokratikleşme ile
güçlü iş ve yatırım ortamı, hedeflere ulaşmada önemli itici unsurları oluşturacak ve
bu sayede oluşan güven ve istikrar yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı artıracak.
İmalat sanayi odaklı rekabet gücünün ve verimliliğin artırılması ile teknoloji
kapasitesinin geliştirilmesine yönelik atılacak adımlar sayesinde sanayinin yıllık
ortalama yüzde 5,7 büyümesi ve üretimin sektörel kompozisyonunda önemli bir
değişim yaşanarak sanayinin GSYH içerisindeki payının yüzde 24,2’ye çıkması
hedefleniyor.

Tarım sektörünün yıllık ortalama yüzde 3,1 büyümesi ve GSYH içindeki payının
yüzde 5,4’e gerilemesi, hizmetler sektörünün GSYH içindeki payının yüzde 60,1
olması bekleniyor.

Net mal ve hizmet ihracatının dönem boyunca büyümeye ortalama 1,1 puanla
daha yüksek oranda katkı vermesi öngörülüyor.

Sabit sermaye yatırımlarının plan döneminde ortalama yüzde 5,3 artacağı
öngörülürken, bu artışa özel kesim yatırımlarının önemli katkı vermesi bekleniyor.
Özel kesim sabit sermaye yatırımlarının ise GSYH içindeki payının plan döneminde
1,7 puan artışla dönem sonunda yüzde 26,8’e ulaşacağı tahmin ediliyor.
Teknolojik kapasitenin artırılmasına, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ve
beşeri sermayenin geliştirilmesine yönelik adımlar çerçevesinde de toplam faktör
verimliliğinin söz konusu dönemde yıllık ortalama yüzde 0,3 artması ve büyümeye
katkısının dönem sonunda yüzde 13,9’a ulaşması bekleniyor.

Mali disiplin kararlılıkla devam edecek
Mali disiplinin kararlılıkla devam ettirilmesi suretiyle kamu maliyesinin güçlü ve
sürdürülebilir yapısının korunmasının temel amaçlardan biri olduğu vurgulanan
planda, söz konusu dönemde kamu maliyesinin güçlü ve sürdürülebilir yönünün
devam ettirileceğinin altı çiziliyor.
Bu çerçevede GSYH’ye oran olarak 2018 yılında yüzde 2 olan merkezi yönetim
bütçe açığının plan döneminde aynı seviyede kalması öngörülüyor. GSYH’ye
oranla, 2018 yılında yüzde 1,5 açık veren program tanımlı merkezi yönetim bütçe
dengesinin, dönem sonunda fazlaya geçmesi, yüzde 2,4 olan kamu kesimi
borçlanma gereğinin ise yüzde 1,7 seviyesine indirilmesi hedefleniyor.
GSYH’ye oran olarak 2018 yılında yüzde 10,7 olan kamu tüketiminin plan dönemi
sonunda yüzde 9,6 seviyesine gerilemesi, kamu tasarrufunun ise 2018 yılındaki
yüzde 1,8’lik seviyesinden yüzde 2,4’e yükselmesi öngörülüyor.
Plana göre kamu maliyesi, nitelikli büyüme dostu yeni bir perspektifle, planda
ortaya konulan politikaların ve öngörülen yapısal değişimin hayata geçirilmesinde
etkili bir araç olarak kullanılacak.

Turizm geliri 65 milyar dolara ulaşacak
Turizme yönelik hedeflere de yer verilen plana göre, Türkiye’nin turizm geliri
dönem sonunda 65 milyar dolara ulaşacak.
Ziyaretçi sayısının plan dönemi sonunda 75 milyona, ziyaretçi başına ortalama
harcamanın ise 867 dolara ulaşması hedefleniyor.

Üretkenlik ve verimlilik artacak
Öncelikli sektör ve gelişme alanlarında öngörülen hedeflere ulaşmak için başta
eğitim, lojistik altyapısı, sanayi bölgeleri altyapısı ve sulamaya ilişkin kamu yatırım
harcamaları olmak üzere özel sektörün yatırım, Ar-Ge, yenilik, üretim ve ihracatını
desteklemek üzere sağlanan teşvik ve desteklerin gerektirdiği harcamaların plan
döneminde bütçelenmesi öngörülüyor. Söz konusu harcamaların finansmanı ise
bütçe gelir ve giderlerine ilişkin yapılacak rasyonelleştirme sonucu oluşturulacak
mali alandan karşılanacak.
Plan döneminde bütçe harcamalarının içinde ekonominin uzun dönem üretkenlik
ve verimliliğini artıracak harcama kalemlerinin payı artırılıyor.
Yüksek teknolojili sanayilerin imalat sanayisi ihracatındaki payı yüzde 3,2’den
5,8’e, orta-yüksek teknolojili sanayilerin imalat sanayisi ihracatındaki payı ise
yüzde 36,4’ten 44,2’ye yükselecek.
Dönem sonunda Ar-Ge harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1,8’e çıkarılacak. Tam
Zaman Eşdeğer (TZE) cinsinden Ar-Ge personeli sayısı 300 bine yükselecek.

Cevap bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen ismini buraya giriniz