Endüstri 4.0’da İnsan, Robot ve İstihdam

0
401

Endüstri 4.0 ülkemizde akıllara ilk önce robotlar ve istihdam problemlerini getirdi. Aslında çok basit, insanların kas yapısını zorlayan işlerde çalışmak yerine daha çok bilgi, karar verme, yönlendirme ve sürekli uygulama-geliştirme yapacakları, hep hayal ettikleri bir iş modeli ile karşılaşacakları günler yaklaşıyor. Kısaca üretimde insanlar işlerini kaybetmiyor, sadece iş tanımları ve meslekleri değişiyor. Bu sebeple İnsan 4.0 için Endüstri 4.0’ın aşılması gereken önemli bir konu olduğu anlaşılmaktadır.

Alman asıllı Amerikan psikososyolog Kurt Lewin “Buz Kalıbı” modelinde; öncelikle mevcut sistemi veya problemi buz kalıbı olarak düşünür ve çözer. Neoliberal sistemin kurallarına uygun şekilde buz kalıplarını yeniden tasarlar, kurgular ve sonra tekrar dondurur. Çok fazla detaya girmeden, Endüstri 4.0’ın ortaokul eğitim ve öğretimine kadar resmi olarak girdiği, her alandan ve her sektörden ilgilenen kişilerin soru işaretlerine cevap olması açısından; su, buz, kalıbın yeri, ne işe

yaradığı ve amaç asla değişmiyor! Değişen tek şey kalıbın kendisi. Kalıcı değişimin süresi 3 ay ile 3 yıl arasında değişebilir. İnsanları sosyal ve psikolojik açıdan zorlayan şey işte bu süredir, süreç değil! Peki, buz kalıbı modelinde “yeni kalıp” insan mı ? Hayır, yeni kalıp; yeni meslekler, yeni iş tanımları, yeni sektörler ve yeni girişimler…

Yıllardır maaşımızı/ekonomik kazancımızı bir robottan alıyoruz. Yıllardır aynı robotun farklı bir çeşidi ile paramızı istediğimiz kişi veya kuruma gönderiyoruz. Bu v.b robotik sistemler/yazılımlar istihdamı olumsuz etkiledi mi ?

“Robot” tanımı aklımıza ilk olarak insana benzeyen kendi karar verici mekanizması ve algoritması ile davranan makineleri getiriyor ya da fabrikalarda gördüğümüz genelde insan kas gücünün zorlandığı alanlarda çalışan makinaları getirir. Evet, kısaca robotik sistemleri kategorize ettiğimiz zaman en yaygın ve en güncel iki çeşidi aklımıza geliyor. Fakat konuyu “Endüstri 4.0 ile robot kullanımlarının artmasıyla istihdam azalacak” endişesini cevaplandırmak için daha detaylı incelemek gerekiyor. Yani, Endüstri 1.0’dan günümüze kadar gelen ve halen aktif olarak sürekli kullandığımız otomatik, mekanik, kendi karar veren, algoritamalara bağlı, yazılımlar ile desteklenen tüm makinelere robot veya makineler diyebiliriz. Burada asıl soru şu: fabrikalarda, evlerimizde, sosyal hayatımızın her alanında, seyahat ve eğlence merkezleri v.b…İnsanların yaşadığı tüm mekanlarda kendi kendine karar veren makineler ile birlikte yaşıyoruz. Hatta hayatımızı onların sayesinde kolaylaştırıyoruz. Peki, günümüzde sadece üretim alanlarında daha fazla karşımıza çıkacak olması bizi neden korkutuyor ?

Özge HASANOĞLU

Cevap bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen ismini buraya giriniz