Sanayi 4.0 ve Dijital Teknolojiler

0
145

Yapay zekâ ve robotik çözümlerine yönelik yatırımların önümüzdeki 2-3 yıl içinde
hızlanarak artmasını bekliyoruz. Bu sistemlerin amacı, kendilerinden beklendiği
üzere sadece rutin işleri ortadan kaldırmak ve maliyetleri düşürmek değil, aynı
zamanda müşteriler için de değer yaratmak olacak.

Modern üretim akışlarına entegre edilmiş akıllı ürünler, veri depolayabilir ve
iletişim kurabilir durumdalar. Günümüzde sadece üretim sistemleri değil ürünler
de akıllı olmaya başladı. İlk zamanlarda ürünlerin kendilerini RFID ile
tanımlayabilmelerini sağlayan yaklaşımlar gündemdeyken, ürünlerin bilgi sağlama
yetenekleri zamanla gelişim gösterdi.

Bugün akıllı ürünler yalnızca kimliklerini değil, aynı zamanda durumları ile yaşam
döngüsü geçmişlerini saklayabiliyorlar ve makine öğrenmesi yoluyla da yaklaşan
bakım işlemlerini tahmin edebiliyorlar.

Ülkemizin rekabet gücünü artırabilmesi için üretimde teknolojik yatırımlar yapması
artık şart. Ülkemizde başta otomotiv, beyaz eşya ve savunma sanayi olmak üzere
birçok sektörde katma değerli üretimler çok başarılı bir şekilde gerçekleşiyor.
Bunun doğru teknolojik yatırımlarla çoğalması gerekiyor. Özellikle kalite ve
maliyetin önemli olduğu üretimlerde robotların kullanılmasının faydası
yadsınamayacak kadar büyük.

Türkiye, robot teknolojilerinin kullanımında dünyanın epey gerisinde bulunuyor.
Bu şekilde geride kalmamızın nedenleri olarak teknolojiden çekiniyor olmamız ve
bu yatırımı etkin bir şekilde kullanabilecek nitelikteki eleman sıkıntısının yaşanıyor
olması söylenebilir. Özellikle otomotiv sektöründe üretim yapan firmalar 2020 ile
2030 yılları arasında fabrikalarını tamamen dijital akıllı fabrikaya dönüştürecek
proje takvimlerini duyurmaya başladılar. Bunlar ülkemiz açısından oldukça
sevindirici haberler.

Robotik otomasyon sistemlerini tercih eden çoğu firmaya karşı güvenin arttığı da
aşikardır.Firmalarda robot teknolojileri yatırımı için mevcut iş süreçlerini inceleyip
analiz ederek; mevcut teknik altyapıyla olan uyumluluğunun tespiti, proje
kaynakları, uygulama maliyetleri ve toplam sahip olma maliyetini belirlenmesi
oldukça fayda sağlayacaktır.

Eğer firmaların önceden teknoloji uygulaması projesi tecrübesi yoksa satın alma
süreci içinde veya öncesinde işitilen şeyleri doğrulamak için bağımsız makaleleri
okuyup ve tavsiyeleri de dinlemeleri gerekiyor.

Eğer çalışanlar da, dünyadaki birçok şirketin kullanmaya başladığı ve hatta zorunlu
olduğu bu teknoloji ile yeni bir çalışma düzeni oluşacağının ve hatta piyasada
rekabet edebilmek için bu teknolojilerin gerekli olduğuna inanırlarsa, teknoloji
değişim projeleri daha da başarılı olacaktır.

Dijital Dönüşüm, son zamanlarda en çok konuşulan konulardan biri olsa da
firmalar henüz bu konudaki kararlarını tam olarak verebilmiş ve nasıl adım
atacaklarını belirleyebilmiş durumda değiller. Aynı zamanda temel yada
tamamlayıcı bir çok kurumsal uygulamanın dijital dönüşüm sürecindeki yerleri de
bu firmalar tarafından tam olarak anlaşılabilmiş durumda değil.

2000’li yılların başlarında öncelikle akıllı şehirleri, ardından akıllı evleri ve akıllı
şirketleri konuşmaya başlamıştık. 2011 – 2014 yılları arasında ise Alman Devleti’nin
yüksek teknoloji stratejilerine dayanan Endüstri 4.0 konsepti (en çok kabul gören)
ortaya atıldı ve bu fikir giderek gündemimizde daha fazla yer işgal etmeye başladı.
Amerika “Smart Factory” ve Japonya “Society 5.0” olarak kendi konspetlerini
isimlendirerek dijital ekonomi’de ülkelerinin birer kampanyası haline getirdiler.
Endüstri 4.0 devrimi halen konuşuluyor olsa da son zamanlarda konuyu
genelleştirdik ve ağırlıklı olarak Dijital Dönüşüm konseptini konuşur olduk.
Kurumsal yazılım ve teknoloji üreticileri de gerçekleştirdikleri temel nitelikteki
projelerde başlık olarak artık bu konsepte yer vermeye başladılar.
Türkiye’deki işletmelerde yüksek teknoloji kullanımı ve bu konudaki farkındalık
seviyesi oldukça düşük seviyede, kullanımı için gerekli yetişmiş insan gücümüz ile
bu konulara ayrılan bütçeler malesef yeterli düzeyde değil.
Dijitalleşme deyince akla gelen teknolojilerden önce kurulması ve kullanılması
gereken temel uygulamalar yönünden de yeterli durumda değiliz. Yapılan
araştırmalar ve kabul görmüş görüşlere göre (Malesef bu konudaki araştırmalar
çok kısıtlı) ülkemizde Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) yazılımlarının kullanım oranı
yaklaşık %20, İmalat Alanı Yönetimi (MES) yazılımlarının (ki bunlar üretimden veri
toplama yazılımı olarak daha çok bilinirler) kullanım oranı yaklaşık %5, İş Zekası (BI)
yazılımlarının kullanım oranı ise yaklaşık %6 düzeyinde olduğu düşünülüyor.
Boston Consulting Group tarafından yapılan araştırmaya göre 100 birim mal
üretmek için Amerika’da 100 birim, Türkiye’de 98 birim, Çinde ise 96 birim maliyet
oluşuyor. Yeni sanayi devriminde yer alan teknolojiler vasıtasıyla batı dünyası,
maliyetlerini düşürmek ve eski üstünlüğünü geri kazanmak istiyor.
Ülkemizde de üretim maliyetlerimiz Batı’ya yaklaşıyor. Buna karşın Türkiye,
Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında bir noktada, Endüstri 3.0 seviyesine henüz
gelemedik. Bundan sonra çok daha hızlı hareket etmemiz gerekiyor.
Geçtiğimiz yıl,Türkiye’nin dijital atılım programını hazırlandı ve duyuruldu.Bu
program kapsamında 5 yıllık hedeflerimiz, “36 bin öncelikli teknolojilerde
ihtisaslaşmış Ar-Ge personeli, 15 gigabit düzeyinde erişim hızına sahip planlı sanayi
bölgesi, 50 gigabit düzeyinde erişim hızına sahip teknoloji geliştirme bölgesi,
imalat sanayiinde dijital dönüşüme başlayan bin 700 işletme, 10 dijital teknoloji
eğitimi veren tematik meslek lisesi, imalat sanayiinde dijital yetkinlik kazandırılmış
nitelikli 75 bin çalışan.” olarak belirlendi.

Öncü projeler olarak da “Milli Endüstriyel Bulut”, “Dijital İnovasyon Merkezleri” ve
“Dijital Dönüşüm Destek Programı” açıklandı.KOSGEB de dijital atılım programı
kapsamında sanayide dijital dönüşüme yönelik bir adım attı. Akıllı dijital
teknolojileri destekleme kararı alan KOSGEB, KOBİ Gelişim Destek Programı
(KOBİGEL) kapsamında bu defa “İmalat Sanayisinde Dijitalleşme” teması ile yeni
çağrısına çıktı.

Akıllı dijital teknolojilerle ilgili ürün ve çözüm geliştirmiş, ürün aşamasına gelmiş
KOBİ’ler ile akıllı dijital teknolojileri imalat süreçlerine uyarlamak isteyen
işletmeler, “Büyük Verinin Analitik Yöntemlerle İşlenmesi ve İmalat Sanayisinde
Kullanımı”, “İmalat Sanayinde Nesnelerin İnterneti”, “İmalat Sanayisinde Akıllı
Sensör Teknolojileri”, İmalat Sanayisinde Otonom Robot Teknolojileri”, “Yapay
Zekaya Dayalı Siber Fiziksel Akıllı Fabrika Sistem ve Bileşenleri” ve “İmalat
Sanayisinde Siber Güvenlik” alanlarında proje sunabilecek.
Özge HASANOĞLU

Cevap bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen ismini buraya giriniz